|
ALO RANDEVU HATTI (0212) 570 32 23 Bakırköy / İncirli |
Çoklu Zeka ve Çocuklar
" Eşit olmayan insanlara,
eşit davranmaktan
daha büyük eşitsizlik olamaz. "
Thomas Jefferson.
Bir öğretmen olarak öğretme eylemi, çoğumuzda bildik duygulara neden olur.
Öğrencilerimizin bir insan ve bir öğrenci olarak sahip oldukları belki de
tek ortak özellik benzersiz olmalarıdır.
Sınıfımızdaki bu çocuklar kimdir?
Nereden gelmişlerdir ?
İlgi ve yetenekleri nelerdir?
Yaşadıkları evin özellikleri okul yaşamlarını olumsuz olarak etkiliyor mu?
Çocuklar
farklı boy, şekil, renk, cinsiyet ve kişiliklere sahip olarak karşımıza
çıkarlar.
Hepsinin farklı tercihleri,
ilgi alanları,
öğrenme türleri,
yetenek düzeyleri,
gelişim evreleri,
özgeçmişleri,
güçlü ve zayıf yanları vardır.
Bazen farklı bir kültür ve dilden de olabilirler.
Fakat hepsi de doğal bir öğrenme kapasitesine sahiptirler.
Her birinin özel bir yeteneği ve güçlü olduğu bir yanı vardır.
Hepsinin sınıf içinde kendini güvende hissetmeye ve başarıyı tatmaya
gereksinimleri vardır.
Yine hepsinin kendini değerli hissetmeye, sevilmeye ve kabul edilmeye
gereksinimleri vardır.
Her çocuğun benzersiz olduğu ve hepsinin okula öğrenme kapasitesine sahip
olarak geldiği bu nedenle de hepsinin öğrenebileceği yaklaşımı ile yola
çıkarsak, bir öğretmenin bütün öğrencilerini tanımadan, onların
gereksinimleri ile örtüşecek bir öğretim planı yapamayacağı açıktır.
YAŞ VE GELİŞİM EVRELERİ
Öğretmenler ve anne babalar çocukların farklı fiziksel, duygusal ve zihinsel
gelişim düzeylerine sahip olduklarını bilirler. Bu düzeyler genellikle
kronolojik yaş ile uyumlu olmaz .
Yine, de okullar öğrencileri kronolojik yaşlarını temel alarak
guruplandırırlar. Öğrenci ve öğretim programını bir araya getirirken dikkate
alınması gereken en önemli konu bu olduğu halde eğitim sistemimiz bunu
genellikle göz ardı eder.
Çocuklar için en uygun eğitimi planlamak ve sunmak için,öncelikle onların
gelişim evrelerinin göz önünde bulundurulması gerekir. Her öğrencinin
kişiliği ve gelişimi özgün olmakla birlikte aynı yaşlarda gösterdikleri
benzer özellikler vardır.
Columbia Üniversitesinde (Çocuk ve Psikoloji Clarice kestenbaum beş-on yaş
arasında iki dönemi iki evreye ayırmaktadır,Bunlar
beş-·yedi yaş ve
yedi-on yaş evreleridir.)
Beş-yedi yaş evresinde çocukların göstermiş olduğu ortak özellikler:
Dikkatleri birincil olarak kendilerine yöneliktir ve bu duygularını
öğretmenleri ve arkadaşlarına yayabilirler.
Gurup içinde çalışma ve oynamaya hazırdırlar,
paylaşmayı bilirler,
oturup öğretmeni dinleyebilirler,
yönergeleri izleyebilir ve konsantre olabilirler,
ne zaman ve nasıl sessiz olunması gerektiğini bilirler.
Kendileri ile barışıktırlar.
Hayali oyunlar oynayabilirler,
artistiktirler ve mizah yüklü bir düşünce yapısına sahiptirler.
Cinsel kimliklerinin farkındadırlar.
Bazı değer yargıları oluşmuş, yanlış ve doğru duygusu gelişmeye başlamıştır,
başkaları hakkında keskin yargılar geliştirebilirler.
Bedenlerinin zarar görmesine karşı duyarlıdırlar. Örneğin, bir yerleri
kesildiğinde vücutlarındaki bütün kanın boşalmasından korkabilirler.
Özellikle beş yaşında ayrılık kaygısına sahip olabilirler.
Aktif bir hayal güçleri vardır. Sanki "diledikleri gerçekleşecekmiş" gibi
bir hayal dünyası kurabilirler. Öğretmenler ve veliler bu hayali düşünceleri
sıkça "yalan" gibi yorumlamaktadırlar. Dr. Kestenbum bu yaşlarda bunun
korkulacak bir durum olmadığını, bir çocuğun hayali birinin sütünü döktüğünü
ya da boyalarını devirdiğini söylerken buna gerçekten inandığını ve bu
türden fantezilerin somut mantıkla yan yana olabileceğini açıklamaktadır.
Soyut düşünme becerilerine henüz sahip değildirler.
Ben merkezcidirler ve sıkça kendilerini başkalarının yerine koymayı
beceremezler.
Ayakkabılarını bağlama, üç ya da iki tekerleklï bisiklete binme, top atma,
zıplama, atlama ve ritimli el vurma gibi motor becerilere sahiptirler.
Bu evredeki uyarı işaretleri Basmakalıp ya da tekrara dayalı oyunlar ya da
sadece kendi başına oynama.
Kayıtsız kalma ve duygusuz davranışlar.
Sınıf içinde sorunlar çıkararak kendini ifade etme.
Bu yaşlarda çocuklardaki en önemli gelişimsel değişim, öğretmenin bulunduğu
ortamlarda öğretmene gereksinim duymaksızın çalışabilme becerisidir. Okul
öncesi çağda öğretmenle doğrudan birlikte çalışma gereksinimi duyan çocuk
yedi yaşına geldiğinde kendi başına çalışabilir.
Dr. Kestenbaum 5-7 yaş evresini, çocukların dünyayı heyecan verici bir yer
olarak algıladıkları "Harika Yıllar" şeklinde tanımlamaktadır.
Bu evrede çocuklar inanılmaz bir büyüme ve gelişme göstermektedirler. Erken
gelişimsel evrede verilmesi gereken uygun eğitim konusunda görüş ayrılıkları
vardır. Bazı uzmanlar okul öncesi eğitim döneminde resmî akademik eğitime
karşı çıkarken, bazı uzmanlar da sorunun akademik eğitim verilmesinden
değil, kullanılan öğretim metotlarından kaynaklandığını öne sürmekte ve bu
evrede hiçbir becerinin, aynı zamanda ve aynı yolla kazanılmayacağını
savunmaktadırlar.
İkinci önemli gelişim evresi olan 7-10 yaş döneminde çocukların sahip olduğu
özellikler ve beceriler :
Sezgisel düşünmenin yerini mantıksal düşünmeye bıraktığı "nedensellik
dönemi'' başlar.
Bilişsel büyümenin büyük bir bölümü bu dönemde gerçekleşir.
Bu evrede çocuklar örgün eğitim için hazırdırlar.
Motor becerilerin kazanılmasında inanılmaz bir gelişme gösterirler.
Dinleme becerilerinde kaydedilir bir gelişme gözlenir.
Uzlaşma ve işbirliği için kazandıkları yeni becerileri kullanarak yakın
arkadaşlıklar kurma becerisi geliştirirler.
Oyunda yenilgiyi kabul edebilirler ve yenildikleri için yıkılmazlar.
Kuralları kabullenir ve harfiyen uygularlar.
Karne, not ya da öğretmenin övgüsü gibi somut ödüllere cevap verirler.
Korkuları kabullenmezler.
Bu evredeki uyarı işaretleri:
Yaş guruplarından kendini soyutlama ya da mahrum bırakma.
İyi yapamama korkusu,
sürekli olarak ödül ve övgülere gereksinim duyma.
Her zaman birinci olma ve kazanma gereksinimi.
Karma Yaş Gurupları :
Çocukların farklı derecelerde gelişim göstermesi nedeniyle eğitimciler
öğrencilerin kronolojik yaşlarına göre değil, gelişim düzeylerine göre
guruplandırılmaları gerektiğini savunmaktadırlar. Birçok uzman örneğin çocuk
gelişimi uzmanı David Elkind karma yaş guruplandırmasının küçük çocuklar
arasındaki doğal çeşitliliği sağlamak açısından en etkili yol olduğuna
inanmaktadır.
Bu yöntemde, ileri düzeydeki küçük çocuklar daha büyük ama daha yavaş
çocuklar ile guruplandırılabilir, ya da büyük çocuklar küçük çocuklara
rehberlik etmeleri için kullanılabilir. Bu uygulama her iki tarafa da önemli
ve yararlı öğrenme yaşantıları kazandırabilir.
Çoğu stratejide olduğu gibi karma yaş guruplandırmasında da sınırlılıklar
vardır.
İki ya da üç farklı gelişim düzeyi için ayrı öğretim programı uygulama,
öğretmen öğrenci arasında zayıf iletişim,
büyük çocukların velilerinin direnci ile karşılaşma gibi.
Fakat Elkind bu sorunların hiçbirinin başa çıkılmaz türden olmadığını ve
karma yaş guruplandırmasının yararlarının ağır bastığını belirtmektedir. Bu
konuda çeşitli öğretmen görüşleri karma yaş gurubu uygulamasını onaylayan
veriler sağlamaktadır.
Örneğin:
Karma yaş guruplu sınıflarda çocuklara olgunlaşmaları için yeterli zaman
sunulmaktadır.
Karma yaş guruplandırması ile doğal bir öğrenen topluluk yaratılmaktadır.
Sınıf giderek genişleyen bir aileye dönüşmektedir.
Hepimiz birbirimize öğretmekte ve birbirimizden öğrenmekteyiz.
Öğrenciler kendi öğrenme düzeyleri ile gelişim göstermektedir.
Müfredat programı ve değerlendirme her öğrenci üzerinde bireysel olarak
odaklanmaktadır.
ZEKA TÜRLERİ
Geleneksel "zeka" kavramı çocuklara sunabileceklerimizin sınırlarını
daraltmaktadır. Okullar zeka göstergesi olarak sözel ve matematik yetenekler
üzerine yoğunlaşmıştır. Oysa psikologlar ve eğitim araştırmacıları yetenek
ve zekanın, insanın pek çok özelliğini ve etkinliğini içine alan geniş bir
kavram olduğu doğrultusunda inandırıcı kanıtlar ileri sürmektedirler.
Her bireyin çeşitli yetenekleri ve bir zeka kapasitesi vardır. Öğretenlerin
görevi her öğrencinin kendine özgü güçlü yanlarını, daha az gelişmiş
becerilerini güçlendirmek için kullanmalarına yardım etmek olmalıdır.
Stanford Üniversitesi araştırmacılarından Elizabeth Cohen yaptığı araştırma
sonucunda, eğitim sistemlerinde zekanın en önemli göstergesi olarak okuma
yeteneğinin temel alındığını; öğretmenlerin okuma yeteneği gelişmiş
öğrencilerin her alanda başarılı olacaklarını varsaydığını, bunun sonucunda
da hem öğretmenlerin hem de öğrencilerin sadece bu yeteneğin geliştirilmesi
üzerine yoğunlaştıklarını ortaya koymuştur.
Cohen çocukların daha başka bir çok yeteneğe sahip olduklarını ve bu
yetenekler ile kendi yollarında gelişim göstereceklerini belirtmektedir.
Cohen'in belirlediği (ama bunlarla sınırlı olmayan) yetenekler:
Yaratıcılık,
Yeni fikirler ileri sürme,
Karar almada gruba yardım etme,
Sorunları ve çözümleri gözünde canlandırabilme,
Fiziksel beceriler, örneğin bedensel güç ve el becerisi (ustalık)
Usa vurma (yapıları ve ilişkileri belirleme, bunları sınıflandırma vb.
Problem çözme
Merak ve icat yeteneği
Sebat
Binet ve Weschler zeka ölçme kavramını ortaya attıklarında, zekayı doğumla
belirlenmiş sabit, ölçülebilir ve değişmez bir olgu olarak varsaymışlardır.
Daha sonraki yıllarda Piaget, Vygotsky, Feuerstein ve diğerleri çocuklar
üzerinde yaptıkları uzun süreli gözlemler sonucunda zekanın sabit olmadığını
ortaya koymuşlardır.
Zeka,
kalıtsal yetenekler,
deneyimler ve
çevresel bileşenler tarafından şekillendirilir.
Öğretmenler ve veliler, çocuğa sağladıkları ortamı ve öğretim yöntemlerini
değiştirerek o çocuğun zekasını da değiştirebilirler.
Kötü öğretim ve kötü çevre zekayı geriletirken, iyi öğretim ve iyi çevre
zekayı artırmaktadır.
Feurstein'in çalışması bilişsel geliştirilebilirlik ilkesini başka bir
aşamaya taşımıştır. Onun yetmiş ülkede kullanılan "Araçsal Zenginleştirme
Programı" ve "Öğrenme Potansiyeli Değerlendirme Aracı" öğrenci merkezli
eğitimi benimsemiş öğretmenlerin öğrenmeyi yönlendirme ve zekayı geliştirme
konusunda yararlandıkları dünyaca tanınmış yaklaşımlardır. Harvard
Universitesi'nden Howard Gardner "Sıfır Projesi" adlı bilişsel araştırma
projesinde, Feurstein'in bu yaklaşımlarını güçlendiren bir kuram
geliştirmiştir.
Gardner'a göre bilmemizi ve öğrenmemizi sağlayan yedi tür zeka vardır.
Bu zeka türleri:
1- Bedensel/ devin duyusal Zeka :
Bu zeka türü,
vücudunu kullanarak (dans ve vücut dili ),
oyun oynayarak (spor yapmak) ya da
yeni bir ürün yaratarak (icat yapmak)
duygularını ifade etme yetenekleri ile ilgilidir.
Bu zeka türünde gelişmiş insanlar,
spor yapmaktan ve dans etmekten hoşlanırlar,
ellerini ve bedenlerini kontrol ve koordine etmekte son derece
başarılıdırlar.
Aktörler, mim oyuncuları ve sporcular bu zeka türünde gelişmiş insanlardır.
2- Sözel/ Dilsel Zeka :
Soyut ve simgesel düşünme ile,
kavram oluşturma ve kelime yazma,
dilbilgisi, şiir, hikaye anlatma,
mizah
gibi karmaşık olguları içeren dilsel üretimlerden sorumlu olan
bu zeka türünde gelişmiş insanlar,
okuma, yazma, konuşma ve tartışma gibi eylemlerde başarılı ve edebi ürünler
yaratmakta isteklidirler.
3- Görsel/ Uzamsal Zeka :
Bu zekanın temelini görme duyusu ve buna bağlı olarak şekiller tasarlama ve
zihinde resimler yaratma yeteneği oluşturmaktadır.
Resim, grafik ve heykel yapma;
mimarlık, haritacılık ve denizcilik gibi yüzey ve buna bağlı bilgileri
kullanma;
ayrıca satranç gibi farklı derinlik ve açılardan görmeyi gerektiren
beceriler bu zeka türünün kapsamı içindedir.
Görsel/uzamsal zeka türünde gelişmiş insanlar,
zihinlerinde resimler yaratır ve çizerler.
Renkleri iyi kullanabilir,
iyi harita okuyabilirler.
Görsel sanatlarda üretim yapmaktan hoşlanırlar.
4- Matematiksel/Mantıksal Zeka :
Bilimsel düşünme,
objektif gözlem yapma,
elde edilen verilerden sonuç çıkarma,
yargıya varma ve hipotez kurma yeteneklerini içeren bu zeka türü, kavramları
tanıma,
sayılar ve geometrik şekiller gibi soyut sembollerle çalışma,
bir bilginin parçaları arasında ilişki kurma ya da
farklı bağıntıları fark etme kapasiteleri gerektirmektedir. Bu zeka türünde
gelişmiş insanlar,
matematiksel ve bilimsel konulardan hoşlanırlar ve
benzer şeyleri eşleştirme,
karışık şekillerden resimler çıkarmada,
problem ve bulmaca çözmede başarılıdırlar.
5- Müziksel/ Ritmik Zeka :
Bu zeka türü, tonal ve ritmik kavramları tanıma ve kullanma; Çevresel
seslere, insan sesi ve müzik aletlerine karşı duyarlık kapasitelerinden
sorumludur.
Bu zeka türünde gelişmiş olan insanlar,
müzik aleti çalmaktan,
beste yapıp seslendirmekten hoşlanırlar.
6- Kişiler arası Zeka :
Bu zeka türü, diğer insanlarla sözlü ve sözsüz iletişim kurma, gurup içinde
işbirlikli çalışma yeteneklerini içerir, ruh halleri, huylar, yönelimler
gibi insanlar arasındaki ilişki farklarını da ortaya koyar.
Bu zeka türünde gelişmiş insanlar,
kendilerini başkalarının yerine koyma ve onları anlayabilme,
duygu düşünce ve inançları ile özdeşleşebilme becerilerine sahiptirler.
Öğretmenler,
danışmanlar,
politikacılar,
din görevlileri,
psikiyatristler bu zeka türünde gelişmiş insanlardır.
7- İçsel Zeka :
İnsanın, kendi duygularını, duygusal tepkilerinin derecesini, kendi biliş
bilgisi sürecini tanıma, kendi öz benliğini anlama ve başkalarına ifade etme
yetisidir. İnsanın kendi kişiliği, kendini aşma yeteneği içsel zekanın
işleyen kısmıdır.
Bu zeka türünde gelişmiş insanlar,
başkalarının duygu ve düşüncelerini anlama, nesne ötesi konularda konsantre
olma gibi konularda başarılıdırlar ve meditasyon yapmaktan hoşlanırlar.
Gardner, bu zeka türünün çok özel olduğunu ve diğer zeka türlerinin tümünü
kapsadığını savunmaktadır.
ZEKAYI GELİŞTİRMEK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER
Gardner'a göre, " ...tüm çocuklar bu zeka türlerine çeşitli düzeylerde sahip
olarak doğarlar, bu zeka türlerinden bazılarına daha çok eğilimleri olabilir
herkes bu zeka türlerinde sahip oldukları potansiyellerini geliştirebilir (
Gardner, N. ve Walters, J. M.,1985 ).
Her insan sahip olduğu zeka türlerini çeşitli yöntemlerle geliştirebilir.
1. Bedensel/Devin duyusal zekayı geliştirmek için
Dramatik bir oyunda görev alın,
bir fikir, düşünce veya duyguyla ilgili bir rol yapın.
Güncel olayları ya da modern buluşları inceleyerek mimiklerle anlatın
(sessiz film oynamak gibi).
Fiziksel etkinlik ve fazla hareket gerektiren, yarışma olmayan bir
oyunoynayın, örneğin, düşündüklerini el, kol hareketleriyle:ifade eden bir
gurup içindeki insanların isimlerini öğrenin.
Halk dansı, koşma, yüzme ve yürüme gibi fiziksel aktivitelere katılın.
Ruh halinizi değiştirmek ya da karşılaştırmak için farklı yollardan yürümeyi
deneyin.
Vücudunuzun bildiklerini ve fonksiyonlarının neler olduğunu daha da iyi
anlamak için her gün yaptığınız ve fiziksel güç gerektiren kar küreme, çim
biçme, bulaşık yıkama, aracınızı park etme gibi işlerde dikkatlice kendinizi
gözleyin.
2.Sözel Dilsel zekayı geliştirmek için
Hoşlandığınız bir hikayeyi okuyun ve hikayenin sonunu kendiniz getirin.
Başkalarının fikirlerini dinleyin ve onlarla bir tartışmaya girin.
Her gün, yeni ve ilginç bir kelimenin anlamını öğrenin ve onu kullanmaya
çalışın.
Sizi en çok ilgilendiren ve heyecanlandıran bir konuda, bir söylev verin.
Bir dergiye abone olun ya da günlük olaylarla ilgili izlenimlerinizi bir
günlüğe yazın.
3. Görsel/Uzamsal zekayı geliştirmek için
Fikir veya düşüncelerinizi ifade etmek için "estetik araçlar" la (boya, kil,
renkli ve keçeli kalemler gibi) çalışın. Örneğin 21. yüzyılın neye
benzeyeceği hakkındaki düşüncelerinizi bu araçlarla anlatın:
Bilerek düş kurun; örneğin hayaliniz, ideal bir tatil yeri ve oranın
olabildiğince görsel detaylarıyla ilgili olmalıdır.
Hayal gücünüzü artıracak çalışmalar yapın; kendinizi tarihin farklı bir
döneminde hayal edin ya da kahramanınızla hayali bir sohbet yapın.
Fikir veya düşüncelerinizi başkalarına anlatmak için resim, maket, grafik ya
da bir poster yapımı gibi çeşitli tasarım becerilerini kullanın.
4. Matematiksel/Mantıksal zekayı geliştirmek için
Hobinizin 4 ana noktasını belirleyin ve bu ana noktaların her biri altında 4
a!t başlık ve bu alt başlıkların her birinin altında da 4 alt nokta daha
oluşturun.
İki nesneyi kıyaslama ve karşılaştırma yoluyla çözümsel düşünme egzersizleri
yapın. Örneğin bir daktilo ve bilgisayarın kendine özgü 4 özelliğini ve
sonra da bu iki nesnenin ortak 4 özelliğini bulun.
Genelde saçma olduğu düşünülen bazı konularda; gerekçeleri ile ikna edici
bir açıklama yapın. Örneğin; futbolu basketbol topuyla oymamanın yararları,
vb.
"Bilimsel yöntem" kullanımı gerektiren bir projede yer alın. Eğer bir aşçı
değilseniz yemek yapmaya, tarifin en başından başlayın.
5. Müziksel Ritmik zekayı geliştirmek için
Ruh halinizi düzeltecek farklı türde müzikler dinleyin; örneğin, stresli bir
durumda ya da sınav gibi korku yaratan durumlar öncesinde gevşemek için,
enstrümantal müzik çalın.
Duygularınızı anlatmak için duşta bile şarkı söyleyin. Güncel bir melodi
kullanın ve ailenizle ilgili basit bir şarkı besteleyin.
Mırıldanarak, kafanızın içinde değişik titreşimler oluşturun; örneğin, her
seferinde ünlü harflerden birini değişik yükseklikte ve kalınlıkta kullanın.
Doğadan farklı sesler içeren kasetler çalın (deniz dalgaları, bir şelale,
rüzgar, kar fırtınası ve hayvan sesleri gibi).
Kendinize doğanın örüntüsünden ve ritminden ne öğrenebileceğinizi sorun.
6. Kişiler arası zekayı geliştirmek için
Başarıyla tamamlanması gereken bir proje için farklı görevdeki güvenilir
insanlarla bir araya gelin (takım aktivitesi ya da komite çalışması gibi).
Bir başkasını derinden ve olduğu gibi dinleme çalışması yapın.
Konuşan birini dinlerken genellikle "aklı kurcalayan" düşüncelere engel olun
ve sadece bir noktaya, "onların ne dediğine dikkat edin.
Bir kimsenin mimiklerinden, sözsüz ipuçlarından onun ne düşündüğünü tahmin
etmeye çalışın ve daha sonra tahmininizin doğruluğunu kontrol edin.
Herhangi biriyle konuşmadan iletişim kurmak için farklı yollar bulun.
Örneğin yüz ifadeleriyle, vücut şekilleriyle, jestlerle ve seslerle.
7. İçsel Zekayı geliştirmek için
Rutin bir aktivite sırasında yoğun dikkat göstermeye çalışın. Bu, olup biten
her şeyin farkında olmaktır. Örneğin düşünceler, duygular, hareket
değişiklikleri ve ruhsal durumlar.
Eğer tarafsız olabiliyorsanız, dışarıdan bir gözlemci gibi duygu, düşünce
ruh halinizi izlemeye çalışın.
Belirsiz durumları, bilinen örneklere uydurmaya çalışın. Örneğin '"kızgınlık
durumu", "şakacılık durumu", "korku durumu"'.
Problem çözme stratejileri ve çözümsel düşünme süreci gibi durumlardaki
çeşitli düşünme stratejilerinde taraflısı olun.
"Ben kimim" sorusuna 25 kelimeyle ya da daha kısa bir cevap yazın.
Sizi tatmin edene kadar üzerinde çalışmaya devam edin. Bir hafta süreyle her
gün yeniden gözden geçirin ve gerekli olduğunu düşündüğünüz düzeltmeleri
yapın.
Kaynak: http://adana.meb.gov.tr/sayfalar/cokluzeka2.htm
Kaynak: Hatice BAL
HİE/ Eğitim Teknolojisi Formatörleri Kursu
07-18 Haziran1999 - İZMİR
Detaylı Bilgi İçin Aşağıdaki Siteleri Ziyaret Edebilirsiniz
|
|