![]() |
![]() |
Cinsel Sapıklık
Eskiden, cinsel eylemlerin doğal, fizyolojik ve psikolojik olanının dışındaki cinsel olaylara ve tercihlere, cinsel sapıklık deniyordu. Bu tür tercihler, halk arasında zaman zaman sapıklık diye nitelendiriliyor. Sapıklık deyimi, her türlü olumsuzluk, kötülük ve neredeyse katiller için bile kullanılmaktadır.
Sözcüğün kendisi itici ve ürkütücüdür.
Oysa her insan içinde, ileride açıklayacağımız gibi normal yörüngesinden sapmış
ama, kişinin cinselliğine, fazla zararı olmayan az ya da çok, cinselliği bir
parça renklendiren duygular taşıyabilir. Peki bunları nasıl değerlendireceğiz?
Yaşama ve soyların sürmesi, insanoğlunun ve de tüm canlıların iki temel
içgüdüsüdür. Bu içgüdülerimiz, yaşamımızın öteki dinamiklerini ve enerjilerini
de harekete geçirir, onları yönlendirir. Bu öylesine güçlü bir enerji
dinamosudur ki, hiçbir canlı bundan kendini soyutlayamaz. Öteki canlılara
uygulanan kuralların çoğu, insan için de geçerlidir. İnsan toplumsal bir
örgütlenme içinde, akıl üstünlüğü olan, biyolojik bir varlıktır. Bu tanımlamama
göre, biyolojik varlık olarak,doğanın, öteki canlılar için koyduğu kurallar,
insan için de aynen geçerlidir. Canlılar, kendilerine yararlı dış uyarımlara
yönelirler, zararlı uyarımlardan kaçarlar. Çoğalmaları için de, yaşamlarını bile
tehlikeye atacak kadar bu eylemi gerçekleştirirler. İnsanda da durum değişmez.
Ancak sosyal bir örgütlenme içinde, yani toplumsal yaşam süren insanoğlunda,
biyolojinin kuralları, sosyal yapının, inancın, iklimin, eğitimin, törenin,
üretimin ve daha pek çok şeyin etkileriyle biçim kazanır. Bu durum, konuttan
yemeğe, giyimden üretime ve tüketime kadar, her şeyi etkileyen yaşam biçimleri
de, toplumdan topluma değişir. Üçüncü faktör, akıl üstünlüğü, yani psikolojik
yapımız ise herkese göre özel bir ayrıcalık taşır. Ama temel öğeler değişmez.
Biz insanlar cinselliğimizi, biyolojik güdülerimizin ivmesinde, sosyal yapının
şemsiyesi altında,ama psikolojinin derinliklerinde ve renklerinde değerlendirip
yaşarız. Karşımıza çıkan ayrıcalıkları da, bu ölçüler içinde değerlendirmemiz
gerekir.
Çoğalma amacından sapmış, bu amacı engelleyen davranışlara
yönelmiş, cinsel doyumlarını kendi cinsinde aramayan, iki tarafın da istemesiyle
ergin ve yasal yönden sakıncaları olmayan birleşmeleri nasıl değerlendireceğiz?
Şimdi konularımızı kısa kısa anlatarak, insan denilen varlığın bu konuda
nerelere vardığı ve nelere başvurabileceğini de görmüş olacağız.
Sadizm ve Mazohizm
Neredeyse tüm cinsel eylemlerin içinde, az çok yer
alan bir davranış ve eğilim biçimi olan sadizm ve mazohizmdir. Sadizm acı
vermekten hoşlanma demektir . Sadizmi yapan kişiye de sadist denir.
Sadizm öylesine yaygın ve biraz önce değindiğimiz gibi, cinselliğin içine
öylesine girmiştir ki , bunun sınırının nerede başlayıp nerede bittiğini
belirlemeye çalışalım.
Cinsel güdülerin içinde, biraz can yakma ya da şiddet
öğesi, öteki canlılarda olduğu gibi, insanlarda da vardır. Sevişirken eşini
sıkmak, öperken ısırmak, birleşme sırasında, eşinin "canım yanıyor" demesinden
zevklenerek, sanki gücünü kanıtlamak ister gibi, erkeğin daha da zorlamaları,
aşk oyunları içinde kabul edilebilir. Buna olabilir dememiz için eşin de bir
ölçüde bunları istemesi ve bu az ölçüde can yakıcı eylemlerden hoşlanması
gerekir. Eşlerden birinin, özellikle kadının da, canının az bir ölçüde yanması,
ezilip sıkılmasını istemesi de mazohizmin, yani acıdan hoşlanmanın kapsamına
girer. Genel olarak sadizm erkeklerde, mazohizm de kadınlarda daha çok görülür
demiştik. Kuşkusuz bunun tersi, sadist kadın, mazohist erkekler de vardır.
Bilinçaltı gizli kalmış mazohizme örnek gösterilen bazı kadınlar vardır ki,
bunlar bile bile erkeğinin sinirlerini bozmak, dayak yiyeceğini, acı çekeceğini
bildiği halde, erkeğin üzerine giderek, acıya çanak tutması olayı da, çoğu
erkeğin sebebini çözemediği, gizli mazohizmle açıklanabilir. Sonunda dayağı
yiyerek ya da acıyla motive olarak, olayı cinsel birleşme ile noktalamak da,
bilinen davranış türleridir.
Tersi de olmaktadır. Eşini her fırsatta
sözle, hakaretlerle ya da küçük düşürerek, alay ederek, ona acı vermekten adeta
bilinçaltı zevk alan erkekler de, az değildir. Her fırsatta kadının canını
acıtmayı ihmal etmeyen, karısının gözyaşlarını ve ezikliğini, sinsi bir
zevklenmeyle seyreden erkekleri de biliriz. Bu erkekler de, yatağa
girdiklerinde, hiçbir şey olmamış gibi eşleriyle birleşirler. Ancak eşini
kıyasıya yaralayan, üzerinde sigarasını söndüren, kan akıtan, kadının
kemiklerini kıran erkekler ise tam sadisttirler. Sadizm daha çok psikopat
dediğimiz kişilerde gelişir. Bu gibileri alkolle, kumara uyuşturucuya da düşkün
olabilirler. Bunlar genellikle disipline gelemeyen, sorumsuz insanlardır. Bu tür
kişilerden, az da olsa kimileri, cinsel duygularının çılgınca ivmesiyle,
çocukların ırzlarına geçerken, onları öldürebilecek kadar acımasız bir ruh
yapısıyla donanımlıdırlar ki, bu insanlar da dejenere psikopatlardır.
Pedofili
Biraz önce sözü geçtiği için, hemen sizlere pedofiliden, yani
ergenliğe erişmemiş, küçük çocukları baştan çıkarma, onlarla sevişme ve cinsel
birleşme yapma olaylarından söz edeceğim. Bu eğilim ve eylemler, çeşitli
kılıklarda karşımıza çıkar. Kimi ülkelerde ya da yörelerde genç erkekler, gözü
dönmüş psikopatlar, kadın bulamamaktan ya da aşağılık komplekslerinden dolayı,
küçük çocukları kendilerine hedef seçerler. Kimi büyükler de, çocukları sevip
okşarken fırsatını bulunca, okşama sınırlarını zorlayarak, bu tür zevklerini
tatmine çalışırlar. Cinsel organlarını tutturanlar, çocukların mahrem yerlerine
dokunanlar, öpenler da örtülü pedofilinin kapsamına girer.
Ensest
Ensest dediğimiz akraba arası ilişkiler de az değildir. Bu tür eğilimleri olan,
evdeki her birey, bir öteki için, potansiyel tehlike oluşturur. Kardeşler,
yeğenler, babalar, amcalar, dayılar ve dedeler arasından çıkabilir. Bu büyükler,
küçükler üzerinde kimi masum görülen denemelere başvurabilirler. Abla, teyze
gibi kadınların kızların da küçük erkek çocukları, kendi zevkleri doğrultusunda
kullandıkları da bilinmektedir.
Küçük çocuklar üzerinde kalıcı izler
bırakabilecek olan bu olaylar, bir sınır içinde kalır ve uzun süre yinelenmezse,
bunun çocuk üzerindeki izi kolayca silinir, unutulur gider.
Ensestin
kapsamına salt çocuk-büyük ilişkisi girmez. Ergin insanlar arasında da oldukça
yaşanan ama, başkalarına kolay yansımayan cinsel sapmalardır bunlar. Aslında iki
ergin arasında gerçekleşiyor ve de bunu kimse bilmiyorsa, ortaya çıkmaz.
Dünyada en az görülen ensest olgusu, anne ile oğul arasında olanıdır. Bunların
çoğunda da, özellikle oğul, şizofrendir. Bu ilişki gene tüm dünya ülkelerinde,
kamu vicdanına göre nefretle kınanır ve yasaklanmıştır. Ancak baba kız arasında
oranı biraz daha fazladır. Özellikle alkolik, psikopat karakterli babaların
kızlarına bu tür yaklaşımları da, aşağılayıcı bir davranış, bir sapmadır.
Seyirciler (Voyenizm)
Seyirciler çoğu kez cinsel yönden
doyumsuz ya da kendilerine güvensiz insanlar arasında görülür. Gençlik
yıllarında olabildiği gibi, ileri yaşlarda da olabilir.
Başkalarının
cinsel birleşmesini seyretmek, seyredenlerin hoşuna gidebilir. Ancak bu tür
eğilimler, başkalarının özgürlük ve insan haklarına tecavüzdür.
Teşhirciler
Teşhirciler tıpsal deyimle eksibistyonistler, daha
farklıdır. Bunlar olmadık yerlerde ve ortamlarda, cinsel organlarını
başkalarına, özellikle genç kızlara, yetişmekte olan çocuklara ya da sokakta
kalabalıkta her fırsatta ve her yerde pardösüsünü, paltosunu, ceketini açarak,
cinsel organlarını gösterirler. Ve de bu heyecanı duyarak tahrik olurlar,
penisleri ereksiyon durumuna gelebilir. Bu gibilerinin çoğu, cinsel yönden ya
empotan, yani güçsüz ya da sadist psikopat kişilerdir. Kadınların korku ve
heyecanı onlara cinsel zevk verir. Sonra bunu düşünerek tahrik olup mastürbasyon
yapmaları da bilinen gerçeklerdir.
Normal insanlarda tahrik amacıyla
seyretmeden zevk alma duygusu vardır. Porno filmler bunun bir örneğidir. Kendi
erkekliğini bir gurur gibi sayarak bir biçimde belirginleştiren, ya da kendi
güzelliğine düşkün kimi kadınların, güzel olan yanlarını biraz ölçüyü aşarak,
gösterme eğilimleri de, masum teşhirciliğin kapsamına girer.
Bir başka
sapma da sokakta telefonda, karşı cinsten birine açık saçık konuşarak, laf
atarak, bundan zevk almadır.Telefonla olanlara telefon sapıkları deniliyor. Bu
gibilerinin coğu cinsel yönden empotan olarak değerlendirilir. Bunlar genellikle
mastürbatör olup, kadın karşısındaki, başarısızlıklarını böyle sözlü
saldırganlık, yani sözle, bir tür ırza geçme gibi, tatmin etmeye çalışırlar.
Bunların kimileri de, bilinçaltı ya da açık eşcinsel eğilimli insanlardır.
Bunlar arasında, kalabalıkta otobüste ve benzer yerlerde karsı cinse sürtünerek
heycanlananlara halk arasında fort’çular deniliyor.
Eşcinsellik
Eşcinsellik konusunu "Erkekte-Kadında Eşcinsellik" sayfamızda sunduk.
Açıkladığım bu önemli konuya burada kısaca değinip geçeceğim. Kadının kadınla,
erkeğin erkekle cinsel amaçlı birliktelikleri ve birleşmeleri, eşcinselliğin
tanımına girer. Aktif ya da pasif iki kişiden oluşan eylemde, erkekte pasif yani
edilgen olanlar, eşcinsel diye nitelenir de, aktif olanlar biraz gözardı edilir.
Sayısal oranı toplumdan topluma değişir. Çağdaş toplumlarda halk, çağdaş bilim,
buna sapıklık demiyor, cinsel tercih diye nitelendiriyor.
Zoofili
Hayvanlarla cinsel birleşme demektir. Kırsal kesim gencinin, karşı cinsle
cinsel tatmin yolları oldukça kapalıdır. Genelev olanaklarından yoksundurlar,
ilginçtir ki, kırsal kesimde mastürbasyon alışkısı da fazla yaygın değildir.
Gözden uzak kırlıklarda, ormanda, tarlada ve su kıyılarında her genç gibi, onun
da kanı kaynar. O da, köy yaşamına göre fazla yadırganmayan bir yolu dener. Bu
da hayvanlarla cinsel birleşmedir.
Daha çok eşekler kullanılır. Bu
nedenle eşeklere kimi yörelerde "Nallı Fatma" denir. Dahası gene kimi yörelerde,
ergenliğe erişmiş delikanlının babasına, öteki babalar "komşu senin çocuk
büyümüş artık ona bir eşek alma zamanı geldi" diye takılırlar. Gençler arasında
da, eşeklerle cinsel birleşme yaparlarsa, penislerinin büyük olacağı inancı
yaygındır.
Bunlar yaşamın istenmeyen ama, çaresizlikten başvurulan
yollarıdır. Bu da ahlak adına yapılıyor. Oysa dünyada hiçbir canlı türü, kendi
türünün dışında bir canlıyla birleşmeye yeltenmez. Böyle bir olaya insanlar
tanık olsalar, yani tavuğu kovalayan kedi yakaladığında, onunla cinsel
birleşmeye yeltense, koyunu kovalayan köpek aynı şeyi yapsa, sahiplerinin
yapacağı şey, bu hayvanları öldürmektir. Bizler ise, kendi yavrularımızı, öz
varlıklarımızı, toplumun cinsel ahlakını korumak için, onları bu tür
davranışlara iteriz.
Detaylı Bilgi İçin Aşağıdaki Siteleri Ziyaret Edebilirsiniz
|
|
PSİKOLOJİ ARŞİVİ CD si
2300 Adet; psikoloji psikiyatri ve özel eğitim içerikli dokümandan oluşan eşsiz bir arşiv çalışması
Binlerce dokümanı tek CD de topladık. Ayrıştırılmış konu indeksi, Karma ve Alfabetik, Konular,
Konu içerikli Klasörler, İçerik bağlantılı Alt dosyalar, Kolay kullanılma imkanı.
CD ye sahip olmak ve ayrıntılı bilgi için TIKLAYINIZ