PSİKOLOJİ ARŞİVİ CD si

2800 Adet Civarında (Yaklaşık 20 Bin sayfa); psikoloji psikiyatri ve özel eğitim içerikli dokümandan oluşan eşsiz bir arşiv çalışması Binlerce dokümanı tek CD de topladık. Ayrıştırılmış konu indeksi, Karma ve Alfabetik, Konular, Konu içerikli Klasörler, İçerik bağlantılı Alt dosyalar, Kolay kullanılma imkanı. CD ye sahip olmak ve ayrıntılı bilgi için TIKLAYINIZ

Adli Tıp ve Adli Bilimler Analiz Raporu


ÖZET

ADLİ TIP’IN ÜLKEMİZDEKİ DURUMU
Ülkemizde Adli Tıp Uzmanı sayısı asistanlar dahil 190 kişidir. Stresli, üzerinde hep baskılar olan, yasal olmasa da sosyal nedenlerle muayenehane açma imkanı olmayan bu uzmanlık dalını kimse kolay kolay seçmez.
224 sayılı yasaya göre Adli Tıp uzmanının olmadığı yerde Adli Tabiplik görevini Sağlık Ocağı hekimi üstlenir.
Ülkemizde son birkaç yıla kadar doğru dürüst bir adli tıp eğitimi verilememekteydi. Halende birçok tıp fakültesinde adli tıp bölümü yoktur.
Bu görevi yapan pratisyen hekimlerin ne yazık ki çoğunun adli tıp konusunda bilgisi yetersizdir.
“Adli Tıp Uzmanları Derneği gerek Sağlık Bakanlığı gerekse Türk Tabipleri Birliği ile ülke çağında bu konuda meslek içi eğitim programları düzenlemektedir ancak her yere yetişememektedir.”
Bu meslektaşlarımız adli olaya gitmeyi kabul etmemeleri durumunda yasal yaptırımlarla karşı karşıya kalmaktalar. Gittiklerinde ise trajik sonuçlara varan yanlış raporlar yazabilmekteler.
Adli Tıp Uzmanlığı özendirilip, özlük hakları düzeltilmezse 190 sayısını bile bulamayacağımız gibi, yanlış raporlar sonucu bu tip olaylara da gebeyiz.
Ülkemizde Adli Tıp Uzmanlığı, Adalet Bakanlığı’na bağlı Adli Tıp Kurumu ile Tıp Fakültelerinin Adli Tıp Anabilim Dallarınca verilmektedir.
Adli Tıp sadece otopsi olarak görülmemelidir. Balistik, imza, gen analizi, trafik gibi incelemeler 21. Yüzyılda çok daha fazla öneme sahip olacaktır.

  İlişkili Reklamlar

 

ADLİ TIP VE ADLİ BİLİMLER
AYRINTILI ANALİZ RAPORU


1. Adli Tıp Uzmanı Kimdir?
Adli Tıp Uzmanı Adli Tıp Kurumundan ya da Tıp Fakültelerinin Adli Tıp Anabilim Dallarından uzmanlık alan Tıp Doktorlarıdır.

2. Adli Tıp Uzmanının Çalışma Alanı Nelerdir?
Adli Tıp, Tıp Bilimindeki genel prensip ve gelişmeleri adli olayların çözümü için kullanan bilim dalıdır. Çalışma alanı çok geniş olmakla birlikte ana çalışma konuları olarak;
-Kimliklendirme
-Ölüm ve ölümden sonraki değişikliklerin incelenmesi
-Otopsi
-Travmaya uğramış kişilerin değerlendirilmesi
-Malüliyet olgularının değerlendirilmesi
-Cinsel saldırı olgularının değerlendirilmesi
-Yaş tayinleri
-Farik-i mümeyyizlik değerlendirmeleri sayılabilir.

3. Adli Bilimler Nedir?
Tıp, Fen ve Sosyal Bilimler alanındaki bilgilerin adaletin hizmetine sunulması ile ilgilenen dalların tümüdür. Bu alanda adli tıp uzmanından toksikoloğa, serologdan hukukçuya, polis akademisi mezunlarından mühendislere, bilgisayar programcılarından psikologlara kadar geniş bir yelpazede meslek grubundan çalışanlara ihtiyaç vardır.

4. Adli Bilimlerin Çalışma Alanları Nedir?
Adli Bilimler Tıp, Fen ve Sosyal Bilimler alanındaki bilgilerin adalet hizmetinde kullanılabileceği tüm alanlarda çalışır. Başlıca çalışma alanı olarak sayılabilcekler ise;
-Adli Patoloji
-Adli Psikiyatri
-Adli Toksikoloji
-Adli Seroloji
-Adli Travmatoloji
-Adli Hemogenetik
-Adli Otomotiv
-Balistik
-Adli belge incelenmesi (Sign investigation)
-Adli Entomoloji ve adli mikrobiyoloji
-Adli Meteoroloji
-Adli Odontoloji
-Adli arkeoloji ve adli antropolojidir.

5. Ülkemizde Adli Hekimlik Hizmetlerin Yürütülmesindeki Sorunlar Nelerdir?

EĞİTİM:

Mezuniyet Öncesi Eğitim:
Bilindiği gibi Ülkemizde Adli Tıpla ilgili görevler mevcut yasalara göre Adli Tıp Uzmanlarına ve bunların bulunmadığı yerlerde pratisyen hekimlere verilmiştir. Ancak Tıp Fakültelerinin bir çoğunda Adli Tıp Anabilim Dalı bulunmaması, olanlarda da öğretim üyesi sayısındaki yetersizliği, eğitim programlarının standart olmayışı, farklı dönemlerde uygulanması eğitimde karşımıza çıkan sorunlardır. Farklı fakültelerden mezun olmuş farklı adli tıp nosyonu almış pratisyen hekimlerin adli tıp hizmetlerini yürütürken yaptıkları hatalarda sistemin kaçınılmaz sonucudur. Yani uzman olmayan kişilerin Adli Tıp hizmetlerini yürütmekle görevlendirilmesinin sakıncalı olduğunu düşünüyoruz.
Adli Tıp Ana Bilim Dalları ve ATUD tarafından ortak yapılacak çalışmalarla mezuniyet öncesi Adli Tıp eğitimine yönelik tüm fakültelerce ortak yürütülebilecek bir ana program taslağının hazırlanması, Adli Tıp Ana Bilim Dallarının öğretim üyesi sayılarının arttırılarak desteklenmesi, eğitimin adli tıp uzmanı olan kişiler tarafından verilmesi sağlanmalıdır.

Uzmanlık Eğitimi:
Bu konuda da mezuniyet öncesi eğitimde olduğu gibi bir standart yoktur. Adli Tıp Ana Bilim Dalları dışında Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca da uzmanlık eğitimi verilmektedir. Çok zengin olan kurum materyalinin Ana Bilim Dalları tarafından eğitime yönelik kullanımı, Adli Tıp Kurumunun da eğitim faaliyetlerinde Adli Tıp Ana Bilim Dalı öğretim üyelerinden yararlanmasını konusunda işbirliği sağlanmalıdır.

Üst Uzmanlık Eğitimi:
Adli Tıp alanında uzmanlık sonrası üst uzmanlık eğitimi veren herhangi bir program yoktur. Adli Tıp Enstitülerince verilen doktora programları da özel üst dallara yönelik değildir. Ülkemizde adli bilimler alanında üst uzmanlık eğitimi gören ve bu konularda açılacak programlarla yeni yetişecek uzmanlara eğitim verecek eğitici kadrolara ihtiyaç vardır. Bu ihtiyacın giderilmesine yönelik öncelikle belli konularda çalışmaları bulunanların yurtiçi ve dışında üst dal uzmanlığı veren kuruluşlara gönderilerek sertifika almalarının sağlanması ve daha sonra bu alanlarda ülkemizde eğitici olarak çalışmaları uygun olacaktır. Üst dallarda verilecek eğitimle sağlanacak uzmanlaşma ile bazı yetki karmaşalarının da önüne geçmek te mümkün olacaktır.

Pratisyen Hekimlerin Mezuniyet Sonrası Eğitimi:
Mezuniyet sonrası pratisyen hekimlere yönelik daha önce ATUD ve TTB tarafından proje olarak yürütülen eğitim çalışmalarının standart ve sürekli yapılır hale getirilmesi yararlı olacaktır, ancak bu programların yürütülmesi halen az sayıda olan öğretim üyelerine çok fazla yük getirmektedir. Her şehirdeki Adli Tıp Ana Bilim Dallarının şehirlerinde belli periyotlarla Tabip Odaları ve Sağlık Müdürlükleri ile ortaklaşa eğitim toplantıları yapmaları ve bu toplantılarda daha önce ATUD tarafından belirlenmiş konulara yönelik eğitim verilmesi sağlanmalıdır.
Bir Uzmanlık alanı olan Adli Tıp’ ta yeterli uzman sayısına ulaşılan yerlerde bu hizmetler pratisyen hekimlerin üzerinden alınmalı, yeterli uzman sayısı olmayan yerlerde Sağlık Müdürlükleri ve Adli Makamlarla irtibat sağlanarak Adli Tıp Ana Bilim Dalı ve Kurum tarafından belli bir süre eğitim verilmiş pratisyen hekimlerin bu görevleri üstlenmesi şeklinde kısa süreli çözümlere gidilmesi mümkündür.
Mezuniyet sonrası eğitimlerin mutlaka devamlılığı sağlanmalıdır.

Adli Tıp Uzmanlarının Hizmet İçi Eğitimi:
Adli Tıp Uzmanları Derneği (ATUD) tarafından diğer birimlerle ortaklaşa yapılan toplantı, sempozyum ve kongreler hizmet içi eğitimlere katkı sağlamaktadır. Bu etkinliklerin sayılarının da arttırılarak devamı sağlanmalı, uygulamada problem yaratan ve yenilik getiren konularda toplantılar sürdürülmelidir. Bu toplantılara Adli bilimler alanında çalışan kişilerin katılımı teşvik edilmelidir.

Doktora ve Yüksek Lisans Programları:
Yürütülen bu tür programların genel konulara yönelik olması yerine adli bilimler alanında spesifik uzmanlaşmaya yönelik olmalı ve uzmanlık sonrası yapılabilecek hale getirilmelidir. Adli bilimler alanında çalışabilecek diğer meslek sahipleri de özel konularda bu tür programlara alınabilir.
Halen yürütülen bu tür programlar incelenmeli, genel konulara yönelik programlar revize edilmelidir.

Hizmetin Standardizasyonu:
Ülkemizde yürütülen adli tıp hizmetleri konusunda genel kabul görmüş uygulamalar dışında herhangi bir şekilde düzenlenmiş bir standart yoktur ve hizmetlerin çok farklı imkan ve eğitime sahip kişilerce (Uzman, Pratisyen, Veteriner vb.) yürütülmesine devam edilmesi halinde sağlanabilmesi pek mümkün görülmemektedir.

Hizmetlerin Denetlenmesi: Yürütülen adli tıp hizmetlerinin gerek sayısal gerekse bilimsel açıdan denetlenmesini sağlayacak her hangi bir yapılanma yoktur. Verilen raporların adli makamlara iletilmesi ve değerlendirmeye alınması hatta itirazlar halinde; birbirinden tamamen farklı raporların bulunduğu göz önüne alındığında, bilimsel denetleme bu şartlarda mümkün olmadığı görülmektedir. Çelişkili raporların mevcut olduğu olgularda denetleme yapabilecek bir yapılanma sağlanmaya çalışılmalıdır.

Kapasite Kullanımı:
-Personel Kapasitesi: Yetişmiş eleman azlığı nedeniyle ülkemizde bu alanda çalışan her birey özveri ile kapasitesinin üzerinde çalışmaktadır. Özlük haklarında bir takım özendirme ve iyileştirme sağlanarak halen ülke ihtiyaçlarının çok altında olan personel kapasitesi arttırılabilir.
-Teknik Kapasite: Adli Bilimlerde de diğer bilim dallarındaki gelişmelere paralel olarak ihtiyaç duyulan teknik malzeme her geçen gün artmakta ve maddi imkansızlık nedeniyle teminleri zorlaşmaktadır. Adli Tıp Hizmetleri ile ilgili olarak bölgelerde faaliyet gösterecek referans ve inceleme merkezleri kurulmalı ve üniversitelerle işbirliği sağlanmalıdır.

6- Adli Tıp Uzmanlarının Özlük Hakları ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri:
Uzmanlık eğitimini bitirerek Adli Tıp Uzmanı olanların özellikle üniversitelerdeki Adli Tıp Anabilim dallarından ihtisas alanların ciddi bir iş bulma sorunları vardır. Akademik yapılanmaya sahip Ana Bilim Dallarının yetiştirdikleri tüm uzmanlara kadro verememesi serbest çalışma ve muayenehane açma gibi alternatifleri olmayan adli tıp uzmanlarına Adli Tıp Kurumu ve Adli Tıp Ana Bilim Dalı olmayan Tıp Fakültelerinde kadro arama seçeneklerini bırakmakta ancak herkesin bu şekilde istihdamı mümkün olamamaktadır. Bu durum Adli Tıp alanına olan talebi de azaltmaktadır. Adli olgular ile ilgili hizmetleri yürütmek üzere Sağlık Bakanlığınca Devlet Hastanelerine kadro açılması gibi alternatif iş imkanları yaratılması gereklidir.
Özlük hakları olarak zor şartlarda çalışan uzmanların başta çalışma şartları, ücretlendirme, yasal korunma ve dokunulmazlık gibi konularda özlük haklarının iyileştirilmesi gerekmektedir.
Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan Adli Tıp Uzmanlarına Adalet mensuplarının yararlandıkları tazminatlar gibi eklemelerin yapılarak ücretlerinde iyileştirme yapılamasına çalışılmalı, bilirkişilik ücretlerinde iyileştirme ve takdir yerine her yerde aynı olacak şekilde uygulanacak ücretlendirme için çalışmalar yapılmalıdır.

 

7- Ulusal Bazda Adli Tıp Yapılanması Nasıl Olmalıdır?
14.4.1982 tarih ve 2659 sayılı kanun ile “Adalet işlerinde bilirkişilik yapmak üzere Adalet Bakanlığı’na bağlı bir Adli Tıp Kurumu kurulmuştur”. Adli Tıp uzmanı sayısındaki yetersizlik sebebiyle tüm illerde örgütlenmesini tamamlayamayan bu kuruma bağlı birimler tüm ülke ihtiyacını karşılamakta zorlanmakta ve kurum üzerine aşırı iş yükü binmektedir. Kurumun Adalet Bakanlığına bağlı olması da bir takım zorluklar getirmektedir. Kurumun TÜBİTAK benzeri özerk bir yapılanma, teknik ve personel desteği sağlanarak belli bölgelerde referans merkezleri haline getirilmesinin yanısıra Adli Tıp uzmanı barındıran Adli Tıp Ana Bilim Dallarının bulundukları illerde tüm adli hizmetler konusunda yetkili kılınması ve buradaki personelin rutin, vakalarında eğitim amaçlı kullanımına imkan sağlayacaktır. Adli Bilimler konusunda üniversitelerce belli konulara yönelik merkezlerin kurulması artırılmalıdır.


Web sitesi: http://www.med.ege.edu.tr/~hanci (Tıp ve Sağlık Hukuku)
Doç.Dr. İ.Hamit Hancı
Ege Ü. Tıp Fak. Adli Tıp A.D

 

Site İçi Arama  
Google
 
Web www.psikolojikdanisma.net
 

Site İçi Arama

 
G

Ana sayfaya Geri Dön